27 Şubat, 2011

Acısa da

Sarı kırmızıyı ölesiye seviyoruz. Dün de gözümüzü kırpmadan öldürücü soğuğa koştuk. "Soğuk" algım değişti, yepyeni bir anlayışa ulaştım. Bundan sonra havayla ilgili yorum yaparken, dün yaşadıklarımı referans kabul etmeyi planlıyorum. Bu arada valide sultan ziyaretime geldi. Onun ısrarlarına rağmen koştum zorlu sevdama.

Maç 3-1 olduğunda, "ben niye burdayım?" diyesim geldi. Ama bütün bunlara rağmen orada olabilmekti amaç, farklı olmaktı iddia; hiç yorulmadan düşmekti peşine.. Yağmura, fırtınaya karşı koyarız da olanlar içimizi üşütüyor. Ona direnmek imkansızla eşdeğer. Bütün sene içimize içimize esti rüzgar, oysa biz hep küçük bir alev yaktık içimizde, bir umuttu hep gönlü besleyen. Her yenilgi, her hüsran anı geriye götürdü umutları. "Galatasaray varsa, umut da hep vardır." diyemez olduk. Bizim "kardeşliğimiz şampiyonluğa giderken" * sevdamız hep orta sıralarda kaldı. Şimdi dilimde bitmek bilmeyen bir şarkı..

"acısa da öldürmez.."


* uniforum'da Atakan Bodan

25 Şubat, 2011

Ölüm Gibi



Gelmeyecek sevgiliyi beklemek inan ölüm gibi
Dünya unutursa dönmeyi
Rüzgar unutursa esmeyi 
Ben unutmam seni sevmeyi..

Sabahları uyandığımda hayalin yanı başımda
Geceleri yalnızlığımda
Elimde bir çiftli sigara
Tek dumanla gelirim sana..


Güneş



Sıkıldım senden gri gökyüzü,
canımı sıkıyorsun deli rüzgar,
vücudum soğukla bütünleşti; sıkıldım.
Güneşime gidiyorum ben.


Galatasaray - Trabzon
Ayhan Şahenk
20:00


"Kara günlerin içinden güneş doğacak ansızın üstümüze.."

20 Şubat, 2011

Baş Koymuşuz

Cumartesi sabahı bu kadar sinir bozucu olacağını tahmin etmediğim bir yolculukla başladım güne. Benzer sebeplerden firma değiştirmiştim; ama düzelen bir şey yok. Belki de çok şey bekliyorum, Cumartesi günü trafiğinde programın gerisinde kalmayan firma var mıdır bilinmez.

Her neyse, eve zar zor attıktan sonra kendimi, çantaları bir tarafa üzerimdekileri bir tarafa attım. Maç pozisyonu aldım, evden çıktım. Trafikte değişen hiçbir şey yok, ben kısa yoldan Levent metroya, oradan stada yollandım. Sabahtan beri cebimde sinir bozucu sesler çıkaran bozuk paralar işe yaradı, metroda sevmediğim bir markanın vazgeçemediğim ürünlerine saldırdım. Kısa süreli karın tokluğu, sevdiklerimle hasret giderme derken maç saati ve bu takımın hak etmediği bir taraftar desteği. Neyse ki; arenanın büyüsü bozulmadan kapattık geceyi..



Maçtan sonra, özlediğim ortamı yeniden bulduğumu fark etmemle keyfim biraz daha yerine geldi. İnsan eğlenmek isteyince, sevdikleri de yanındaysa; ne kadar kolay mutluluk. Günün sonunda gülen yüzlerle semtimize vardığımızda, Burger King'e yönelmişken gelen otobüsün aklımı çelmesiyle eve yöneldim. Alarmı kurup, tüm yorgunluğumu yatağa attım.

Pazar sabahlarının en güzel kavuşması Engelsiz Aslanlar ile olur. Bu sefer tanıdık yüzlerle beraber semtleriyle ünlü kardeşlerimiz de vardı salonda. Bir de salon maçında zıplamadan bağırsalar, varlıkları daha anlamlı olacak; ama "zamanla" diyelim, geçelim. Takımımız her zamanki gibi formda, Urfa'yı farklı mağlup ediyoruz. Maçtan sonra iki takımı tribüne çağırıyoruz. Dostluk, kardeşlik, dünya barışı derken gün bitiyor. Bu arada şube kaptanı da sesimizi duymuş olacak ki, ikinci yarıda teşrif buyurdular salona. Süreklilik arz etmesini diliyoruz. Özetle, dönüşüm muhteşem oldu. Veya olmadı, kime ne?


"Baş koymuşuz Cimbombomun yoluna.."

18 Şubat, 2011

Zor



Giderek kolaylaşır sanmıştım.

Gitmek hala zor.. 

Cumartesi 


08:30 

İstanbul


en erken fırsatta tekrar Ankara.

15 Şubat, 2011

Yeni Dönem



Uzunca bir tatilin ardından yeni döneme göz kırpan, "bırak oraları da geri dön" diyen günler yaşıyorum. Ankara'yı neden ve ne kadar özlediğimi zaman zaman dile getirmiştim. Boş değilmiş o özlem, şu 4-5 haftada dolu dolu yaşadım şehrimi, yine de gideremedim özlemimi. Dönüş vakti geliyor, kayıt sisteminde ders seçme telaşını tekrardan yaşayınca anladım. Yine dersler, yine derse girmeyen bizler; yine arma peşinde Pazar sabahları, yine dersten uzak Pazartesi sabahları...Hepsine çok çok az kaldı. Bu dönem belki biraz daha profesyonel bir öğrencilik, kesinlikle daha da adanmış bir tribün hayatı istiyorum. Çok fazla şey de istemiyorum. Umarım güzel olur her şey.

İkinci 45 dakika için her şey hazır..

14 Şubat, 2011

Sentez

Her şeyiyle bir sentez benim güzel ülkem. Kızsak da birbirimize, kırsak da kalpleri; öyledir. Birbirimizi sevmek zorunda değiliz zaten, öyle düşünen her şeyden önce saftır. Ama her şeye rağmen sevmeye çalışırız birbirimizi. 

Şimdi benim ülkemde sevgilisiyle el ele güzel bir sahilde yürüyen de var, Eyüp Sultan'da imamı dinleyen de. Ben ikisini de kucaklarım arkadaş. Benim varlığıma ve birbirlerinin özgürlüklerine saygı duydukça ikisi de eşittir gözümde. Çatışmayla geçirilmeyecek kadar kısa zamanımız var. Her şeyi olduğu gibi kabul ederek güzel güzel geçinelim gidelim, diyorum ve susuyorum.

Hem sevgililer gününüz, hem de kandiliniz kutlu olsun. 

Mutluluklar getir(mişt)ir umarım..

13 Şubat, 2011

Yenilmez



Beşiktaş 79 - 96 Galatasaray

TSB Süper Ligi bize dar gele, dar gele oy..

12 Şubat, 2011

Pes

Üzüntü mü, kızgınlık mı ağır basan?

Şu kapkaranlık gecede sana doğru yol alan bir otobüs var. İçinde ben yokum.

İçinde aynı yola baş koyduğumu sandığım arkadaşlarım var. Olmamış, yapamamışım.

Ben hakkını veremiyorum bu yolun iki lanet haftadır.

Nedir bendeki bu şanssızlık, iki haftadır beni senden ayrı koyan..

Gecenin üçünde horultulu uykusundan uyanan babamdan daha kötü ne olabilirdi ki?

Eğdim başımı, pes ettim Galatasaray.

Senin bana öğrettiğin ne varsa aksini yaptım bu gece, pes ettim.

Öyle gerekti..Adamcağızın gözünün içine baka baka çıkıp gidemedim.

Çaresiz kalmak, ne kötüymüş. Kendime acıdım..

Uykum bile yok, oysa kapıdan çıkıp gitmek üzereyken ne biçim esniyordum.

Hiçbir şey yapasım kalmadı, esnemek bile istemiyorum. Lanet olsun.

Bir otobüs dolusu UNI şu sıralar benim olmam gereken yerde, yolları açık olsun.

Benim yolum da bir dahakine açılır elbet..

10 Şubat, 2011

"Mecliste Şiddet"


Spor sahalarında, maç öncesinde sonrasında taraftar kaynaklı olaylar yaşanınca ne derler devlet büyüklerimiz(!)? "Kendini bilmez", "serseri ruhlu", "şiddet bağımlısı" diye nitelerken bizleri, sayıları da küçültüp küçültüp sunmazlar mı kamuoyuna?

Üç beş "kendini bilmez", otuz kırk kadar "serseri ruhlu" diyerek küçümsemeye çalışırlar bizi; "Gereken önlem alındı haberiniz yok..", "Sporda şiddet yasası çok süper diyolar..", "Kışkırtmayın bak vallahi alırım gündeme, bu sefer kaldırtmam rafa.." diye kandırırlar milleti.

Milletimin insanları; uyanın artık, aynı saftayız.
Bizi küçümseyenler, sizi kandıranlar aynı insanlar.

Gözlerinizi deriiin bir uykunun mahmurluğu esir aldıysa, hala bir çift rengin aşkından başka derdi olmayanlara yanlış gözlerle bakıyorsanız, açın gözlerinizi. Televizyona bakın. Büyüklü küçüklü şirin mi şirin devlet adamlarımız, meclis çatısı altında ne yapmışlar bugün? Milletin çatısı dar gelmiş, bunalmışlar. Ceylan derisi koltukları, yayladan hallice makam arabaları yetmemiş, daralmışlar. Ne mi olmuş?

Üç beş kendini bilmez, bugün mecliste yumruk yumruğa kavgaya tutuşmuş.

Uyanın artık.

Kızmayın oğlunuza maça gidiyor diye, kaçıp gitmek zorunda kalmasın. Televizyonda her konuşulana inanmayın, bırakın oğlunuz size anlatsın.

Uyanın artık,

Siz uyurken bir çift renk uğruna; binlerce kilometre asfalt akıyor altımızda..

08 Şubat, 2011

"7 Pounds"



Filmler insanoğlunu etkilemek, bir yerden yakalayıp bir şeyler anlatmak içindir. Ama bazı filmler daha da ileri gider. Hiç izlediğiniz filmin sizi değiştirdiğini hissettiniz mi?

7 Pounds, iz bıraktın.

Unutulmayacaksın

Büyüksün Baba


sizde ne bulamıyorsak onda hepsi vardı,


iyi izleyin belki bir şeyler kaparsınız..

Tugay Kerimoğlu!



07 Şubat, 2011

Susmak İhanettir: Lech Poznan



28.08.2008
Grasshoppers - Lech Poznan

Ne zaman bağırmaktan sıkılsam, bu adamları getiriyorum aklıma. İlk rastladığımda bütün gün izlemekten mala bağlamıştım. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji, inanılmaz bir bağlılık. Bir de dillerini bilsem.. Poznan'da Erasmus dolayısıyla bulunan bir arkadaşımız, burayı okuyormuş. Ona da selam olsun. Ben de mi oraya gitsem diye düşünüyorum bugünlerde..Öyle veya böyle Polonya'da maç izlemeden ölmek yok. 

"susmak ihanettir"

"Operation 315"



mission accomplished

06 Şubat, 2011

Galatasaray - Eskişehir

Maç Öncesi Notları:

-Büyük Kaptan'dan yorumlar, ağzı laf yapmıyor yine..
-Kameralar Kuzey Alt'ta UNI'ye odaklandı.
-Eskişehir'in üçlüyle ses denemesi..Doğaçlama bir kontra Galatasaray tribünlerinden..
-Yayıncı kuruluştan yayın yapamama dersleri.
-"Operation 315" gerçekleşmiş gibi gözüküyor, emeği geçenlerin ellerine sağlık...
-Bülent Uygun'dan nokta istatistik. 30 hamlesinin 28'i olumlu sonuçlanıyormuş Diego'nun. Güzel stoper tarifi yaptı vesselam.
-Büyük Kaptan pankartı övüyor canlı yayında, çok güzel hareketler bunlar..
-War Chant'in bile tadı kalmadı..
-Pankart canlı yayında baştan sona okundu, "Bu bir rekor, dünyanın en uzun pankartı" diye anons etti spiker..
-"Milyonlarca" ile inliyor stat..
-Aynı spiker şimdi de gereksiz istatistiğe boğuyor seyirciyi, övdüğüme pişman oldum.
-#99 Ümit Karan Eskişehir'de en önde sahaya çıkıyor, anılarım canlandı ulan.
-Alemin kralı geliyor..
-Tribün omuz omuzayla karşılıyor takımını.

'1 Santrayla üçlü, vira bismillah.
'4 İyi başladık, taraftar maçın içinde. Akustik müthiş, oradayken anlamamışım.
'5 Stancu gelişine yolladı, uzak köşeden aut. "Saldırın durmadan" toparladı tribünleri..
'6 Lorik Cana yatarak müdahele. Tehlikeliydi..
'7 Modern futbol vs. Sabri. Sabri wins again..
'8 Takım istekli görünüyor; ama bu sene istemeleri yetmiyor. Fonda "Haydi Cimbom" rakip alandayız..Stancu bir daha denedi..
'9 Eskişehir taraftarı seslerini duyurmayı başardı, Kazım yerde. O çalımların yarattığı etkiyi tek pas atarak da yapabilirdi. Topun gerisinde Culio..
'10 Sabri vs. Modern Futbol. Modern Futbol wins.. Sabri gelişine yapıştırdı, Cana'ya çarpan top ağlarla buluştu. Gol Cana'ya yazılıyor. 1-0.
'11 Sizi spiker yapanı..
'12 Üçlüyle resetlendi tribün..
'13 Bütün stat ayağa sesleri..Galatasaray taraftarı bu çağrıyı yanıtlıyor.
'14 Omuz omuza ve ikinci gol. Stancu'nun güzel golü. Orada olmalıydım. Yalnız Eskişehir'in kademe hatası oldukça saçma. Savunma nerde? 2-0.
'16 Burası Sami Yen burdan çıkış yok..
'17 Pınarbaşı..Ivesa gol pozisyonunda sakatlandı. Geçmiş olsun. Atilla oyunda..
'18 Karşılıklı "Cimbombomum benim, biricik sevgilim.." Birkaç dakika sürer. İnliyor stat..
'21 Kontratağı Volkan Yaman önlüyor. Sarı kart Volkan'a..
'23 Serkan Kurtuluş'a çok daha önce güvenilmeliydi..
'24 Sabri'nin içine futbolcu kaçmış..Yürü aslanım.
'25 "deplasman yolunda, elimde sigara.." Kewell iyi vurdu, Atilla çıkardı.
'26 Hakan Balta'nın istemsiz çalımı ve frikik sol çaprazdan..Defans uzaklaştırdı.
'28 Zapata'ya yakışıyor forma..
'30 Tempo düştü oyunda.
'32 "neyleyim cebimdeki milyon doları.."
'34 Erkan Zengin nereden geldiğini belli etti yine.
'35 Çakma Pele dışarı yolladı serbest vuruşu..
'37 "Biz Galatasaraylıyız.."
'39 Avantajı oynat hocam..
'40 Culio topun başında yine. Servet kafayla dışarı yolladı.
'41 Güney Alt'taki pankart müthiş. "gerçekleri tarih yazar.."
'44 Eskişehir hala kaleye gelemedi. Sahne taraftarın devre sonuna doğru..
'45 Kewell'ın golü, yerden gelen pasa gelişine sol ayak. Klasına kurban olduğum, üç oldu. 3-0. Daddy Cool melodisiyle Kewell sesleri..
'45+1 Uzak köşeye kesti Kewell, bu sefer Atilla.
'45+3 İlk yarının sonu. Cana, Stancu, Kewell..3-0.


'46 Gecelerin çocuğu Batuhan oyunda..
'47 Sabri içindeki futbolcuyu soyunma odasında unutmuş..
'48 Erkan çekirdekçileri vurdu, paket düştü sanırım. Tribün adına hayırlı oldu..
'49 Sahada güzel futbolumuzdan başka bir şey yok. Tribünlerde ise "haklıyız kazanacağız.." melodisiyle söylenen o güzelim beste var..
'50 "Bunların hepsi kahpeler, kahpeler.."
'52 Baros hala ısınıyor, onu gülerken görmeyi özledim. Taraftar bestede ısrar ederek doğrusunu yapıyor, daha çok söylenmeli..
'54 Stancu sağ ayağın olurum. Serkan pas çıkarmalıydı, dördüncü gole çok yaklaştık.
'55 Eskişehir taraftarı için yanlış alarm, pozisyon ofsayt.
'57 Burhan Eşer seni böyle sinirli görmek üzüyor bizleri..
'58 Sabri sol ayakla da vuruyormuş, biraz yavaş gitti ama o olsun..
'59 Pres alkış aldı ama gereksiz bekletiyoruz topu.
'61 Baros kulübüye geldi, az sonra oyunda. Ümit Karan'ın vuruşu, Zapata..
'63 Kewell alkışlarla kenarda, Baros alkışlarla oyunda..
'64 Pozisyonlara ani ıslıklı tepki verimli..
'67 Sarı kart Culio.." Cimbombomsun sen, bizim canımız.."
'68 Stancu plaseledi uzak köşeye, iki hamlede aldı kaleci. Eskişehir sonunda gelmeye başladı, savunma zaaflarımız bugün bile ortada.
'69 Neill çıkmasaydın veya Mustafa girmeseydi...
'70 "..Ne istersen iste benden.."
'72 Baros futbolu özlemiş, biz de seni özledik Kral. "..büyük şeref senle ölmek.."
'73 "Yaşamak kimin umrunda..."
'75 Hakan Balta'nın ordan gol yemeye alıştık. Ofsayt taktiği denedi bu sefer de Hakan. Burhan'ın golü. 3-1.
'77 Ümit Karan frikikten attı. Zaten bu kadar iyi bir maçı nasıl yaşatıyor bu takım diyordum tam da..
'78 Maç durup dururken ortaya geldi. Culio kaçırdı bu sefer de..
'80 Spikerler "nefes kesen bir maç" havasına girdiler yine. Dördüncüyü istiyor herkes..
'81 Kornerden geldi dört. Baros..Maç nefesinizi şimdi kessin şerefsizler..Hala istatistik veriyorlar. Bir daha evde maç izlemek nasip olmasın..
'83 "Koyduk mu?"
'87 "Ölüm varmış, korku varmış.."
'88 Baros itirazdan kartı gördü.
'89 Atkılar açıldı, samanyolu başladı.."Bir şarkısın sen.."
'90 Nevizade ile inliyor arena..Frikik kazandık, tehlikeli nokta.
'90+1 Stancu yine köşeye, kaleci Atilla..
'90+3 Bülent Uygun, maçtan sonra yanına gelen adamlara dikkat et. Çünkü bu sefer biz koyduk..

Galatasaray 4 - 2 Bülent'in Çocukları

Aşk Tesadüfleri Sever


"Sen hiç İstanbul'a gidip de geri dönen gördün mü?"

 

güzel film, kaçırmayın..




05 Şubat, 2011

Elim Kolum Bağlı vol.2

Ekonomik dar boğazdan geçiyorum. Eskişehir maçında Arena bensiz kaldı. Alın hayrını görün. Maçı izlerken dakika dakika not almayı planlıyorum. Maçı izleyemeyenler, gidemeyenler bir de benim gözümle okusunlar önemli dakikaları. E bir de gidip de izlemeyenler var benim gibi, onları da düşünmek lazım. An itibariyle peder "fenerbahçee.." diye inletiyor evi. Bursa deplasmanından beri tek kelime konuşmadık, gövde gösterisi yapıyor bana. Yapsın babadır diyorum; ama harçlığı geciktirerek maça gitmemi önlemek çok acımasızcaydı. Hesaba ne zaman baksam hayal kırıklığı. Ama acısını çıkaracağım gün yakındır. Haftaya Antep deplasmanı olabilir mesela. Güzel fırsat. Bu arada Eskişehir maçı deplasman tribünüyle ilgili önemli bir sınav. Yayıncı kuruluşa yansıyan kısımları da buraya aktarırım.

Herkese keyif dolu hafta sonları..

İyi ki doğdun


04 Şubat, 2011

Tenezzül Etmek

Bunları yazdığım sırada, bayan basketbol takımımız malum takım karşısında yirmi sayı geride maçı sürdürüyor. Ama ben normalde kahrolup, sinir krizlerine gireceğim yerde gayet sakinim. Eminim televizyon başında maçı izleyenler veya salonda takımı destekleyenler de bu duygular içinde. En fazla rakip takımın arması biraz sinirleri bozar, belki maçı onların kanalından izlemek zorunda olmak koymuştur bünyelere, küfürler de sahadaki oyuna değil aynı kanalın spikerine yorumcusuna edilmiştir muhtemelen. 

Konu şu, sahada galip gelen sadece amatör branşlara yapılan yatırım. Dün yazdıklarımdan sonra, bugün söyleyeceklerim "bu sizin suçunuz" konulu oyunun ikinci perdesi gibi gelebilir; ama maalesef durum bundan ibaret. Bizim işe yaramazlar, ne zaman ki sahip oldukları ekonomik gücü branşlar arasında makul şekilde paylaştırırlar, o zaman biz de her branşta her rakiple kafa kafaya oynarız. Her fırsatta basına, kamuoyuna sallayan yönetici tayfası, onların yarattığı atmosferin dışına çıkmayı bile denemezlerse; elde avuçta ne varsa futbola yatırırlarsa değişen hiçbir şey olmaz. Taraftarı salona çağırmak kolay, siz o paraları yiyorsa taraftarın her defasında koşarak gittiği ama sizin tenezzül bile etmediğiniz takımlara yatırın. Bir defa da karşılık, övgü, popülarite beklemeden icraat yapın. Neyse çok yormamak lazım kafaları, oralara daha çok var. Hali hazırda şube kaptanının bile uğramadığı bir şubemiz varken. 

Böyle gelmiş böyle gidecek, korkarım valla..
Bize de bir gün kader güler, güler inşaallah..

03 Şubat, 2011

Bu Sizin Suçunuz



Soğuk havaya, bozuk sahaya rağmen mücadelesini veren futbolcular. Yetenekli, yeteneksiz fark etmez. İsim vermeye bile gerek yok. Bir iki tanesinin dışında gerekeni yapan, durumun farkında; ama birbirine yabancı bir grup adam. İstikrar yoksunuyuz. Sezon başındaki kadroyla şimdikinin arasında uçurumlar var. Kalite olarak çok da ileriye gidemedik, nereyi tutsak elimizde kalıyor. Bu anlamsız değişimlerin tek sonucu birbirinden kopuk, bir türlü takım olamayan oyuncular. Peki bu kimin suçu? Sanırım, biz yanlış biliyoruz. Bu ne oyuncuların, ne teknik adamların suçu. Yerinde zamanında verilemeyen kararlar. Tutarsızlıklar, iç çekişmeler ne ararsanız bunlarda. Onlar kim mi, başını yukarıdaki dingillerin çektiği bir grup basiretsiz. Sanırım suçun sahibi belli.

Antep 3-2 Galatasaray

Herkes yanlış biliyor,
kimsenin suçu değil bu
kader oyunu değil bu
bu sizin suçunuz..



Beni tanıyanlar buna birisi sebep diyor, gülüyorum..


Saldır, Saldır Cimbom

Ligde havlu atmanın miskinliği var benim üzerimde. Ne özetleri izliyorum, ne canlı yayınları takip ediyorum. Yorumculara bir iki dakikadan daha fazla tahammül edemiyorum. Geçmişte yorumcular Galatasaray'a tahammül edemezlerdi. Haftalar boyu saçmalayıp, her seferinde tükürdüklerini yalarlardı. Eskiden haftanın fikstürüne dikkat ederdim. Kim kimi ağırlıyor, kim nereye gidiyor hepsine bakardım. Artık sadece bize kitlendim. "Bu hafta nereye gidiyoruz? İstanbul'dan mı geçsem? Ankara'dan da giderim aslında. İçeride bunlara da yenilirsek.." diye geçiyor günler. Lig aslında öyle bir durumda ki, iki üç transfer; bir de medya ara gazıyla yol alıyor millet. Bizimkiler de bir hafta varlar, bir hafta yoklar. "Galatasaray varsa, umut da hep vardır." ama bu sene sahada Galatasaray yok. İşte bu sebepten takibi bıraktım.

Kupaya gelince, bu akşam Antep deplasmanı var. Bildiğim kadarıyla otobüs kalkmadı Antep'e İstanbul'dan. Kalktıysa da helal olsun, yolları açık olsun. Saygıdeğer validemin bu sefer sinir krizi geçirmesini istemediğimden bu deplasmanı zorlamadım. Bu akşam maçı izlemek bile istemiyorum işin aslı. Ama iddialı kalabildiğimiz tek kulvar kupa. Ekran karşısında delirme seansı beni bekler. Bu sene futbolcuların zorla verdiği maçlar geliyor aklıma. Umarım bugün delirtmezler yine milyonları.

Fotoğrafta harikalar yaratan resmi sitemizin maç için uygun gördüğü fotoğrafı paylaşıyorum. Ah şu çabaları Engelsiz Aslanlar'ın bir maç sonu yazısı için harcasalar. Ama nerde..


Antep - GALATASARAY
20:00
Kamil Ocak

Saldır, saldır Cimbom
Arman, arman için
Forman, forman için
Bizim, bizim için..

02 Şubat, 2011

Gurur

“Biz hep şunu söylüyoruz, evet, maçları kaybedebiliriz, ama kimliğimizi kaybedemeyiz. Bu takım hakkında her türlü yorumu yapabilirsiniz; kazanmak için hakkını vermediğini, sahada kavga etmediğini veya mücadele göstermediğini söyleyemezsiniz.” 

Oktay Mahmuti'nin maç sonu açıklamalarının bir kısmı. Bir çırpıda, tek nefeste okudum. Oktay hocaya da takımına da helal olsun. Bize gurur kaynağı oldular. Bu taraftar gönül verdiği armanın sporcularından, hocasından başka ne bekleyebilir ki? Kupalarla dolu basketbol mazimiz, bugün yine emin ellerde. Bize düşense her maçta salona koşmak.

Mazi demişken, geçenlerde UNI Forum'da rastladığım görüntüleri de paylaşmanın sırası. Spor Sergi Sarayı'nın dillere destan atmosferi, reklamsız kesintisiz tertemiz TRT yayını ve büyük Galatasaray taraftarı. İzlemeye doyamadım, paylaşmak istedim. Buyrun..

85-86 sezonu, rakip Efes.



Senin Gibi



Hayatımızın en güzel çağında, her şeyi bırakıp düşüyoruz ya yollara. Hani insanlar garipsiyor sevdamızı. Bazıları gülüp geçiyor, bazıları deliymişiz gibi bakıyor ya bizlere. Bizim tüm isteğimiz senin gibi olabilmek. İnsanların bu hayatta değer biçtiği ne varsa, yerine Galatasaray'ı koyabilmek. Tıpkı senin gibi. İyi ki doğdun Metin Abi, iyi ki yaşadın. Yoksa kim öğretirdi bize Galatasaray kavgasını. Kime sarılırdık, kimi örnek alırdık en zor günümüzde. Kimi örnek gösterirdik sahadaki ruhsuz yüreklere. Sen iyi ki doğdun be abi, sen olmasaydın ne sevdamız böyle olurdu, ne kavgamız. İyi ki doğdun.


Bizlere öğrettiğin kavga, kavgamız
büyüyor omuzlarımızda..


02.02

01 Şubat, 2011

Taraftar / Müşteri

Bilindik sebeplerden dolayı basket maçlarını izleyemedim. İstanbul'da olsam Abdi İpekçi'de boğaz patlatırdım, belki daha kolay olurdu galibiyet. Onun yerine internet tarayıcımı sayfa yenileme manyağı yaptım. Skoru takip edebildiğim kadarıyla muhteşem bir maçın sonunda, skor dezavantajına rağmen geri gelen Mahmuti'nin aslanları galibiyete ulaştılar. Diğer maçta mağlup olduk. Tur zora girdi, ama Cuma günü bizim salonda taraftarla beraber alınan bir galibiyet, güvenleri tazeler. Sonra neler olur bilinmez.

Ama bugün sinirim epey bozuldu. Kenarımın lacivertlisi her maçını şifresiz, üstelik kablolu yayından bile izleyebiliyorken; bizim kanal paralı. Kulübe katkı matkı ben anlamam. Taraftarı müşteriye çevirmekte son derece kararlı bir zihniyetle karşı karşıyayız. Ve ben de pek çok arkadaşım gibi teslim olmayacağım. Ben kulübüme katkıyı böyle yapmam. Varlığımla, sesimle, düşüncemle, sadece beni aptal yerine koymayan kaliteli hizmetine para ödeyerek yaparım. Seneler boyu tepesinden inmediğim o koltuklara da 105 lira vermem, siz onları almadan benden; alır götürürüm beraberimde. Siz istediğiniz kadar satmaya çalışın anıları, ben size tek kuruş ödemem.


Alın mali kongrenizi, şirket birleşmenizi, pazarlama politikanızı, başkandan imzalı sertifikanızı başınıza çalın. 

Ben sevdama, sarı kırmızı sevgime parasal değer biçtirmem.

Bu Sene Baskette Tarih Yazalım



Fenerbahçe - GALATASARAY
20:00
Caferağa


GALATASARAY - CEZ Nymburk
20:00
Abdi İpekçi


"Haydi Bastır Cimbombom, Sensin Şampiyon!"

Mançoloji



Seneler geçti üzerinden. Küçüktüm daha. Seni izlerdim, gülerdim. Gerçekten gülerdim ama. Sen bana gerçekten gülmeyi öğrettin. Seni severdim. Gerçekten severdim seni. Sen bize gerçekten sevmeyi öğrettin. Bursa'ya ilk gidişimdi. Babamın üniversiteden sınıf arkadaşının evinde, huzursuz bir uykunun sabahında öğrendim. Bizi bırakıp gittiğin gecenin sabahıydı. Ve ben o sabah insanların değer verdikleri birini kaybettiğinde ne kadar üzülebildiğini öğrendim. Sen giderken bile bize bir şeyler öğrettin. 

Huzur içinde uyu,
Usta